Karşıdan bakışta kulakların belirgin olmasına “kepçe kulak” deformitesi denilmektedir. Genelde kulak kepçeleri nisbeten büyük gibi görünse de aslında sorun kıkırdak fazlalığından ziyade kıkırdak şekil bozukluğudur. Kulak kıvrımlarının normalden az olması, kulak kepçesi ile kafa arasındaki açının fazla olması gibi sorunlar bu şekil bozukluğuna yol açar. İşlev olarak herhangi bir soruna yol açmasa da sosyal ve psikolojik olarak engeller yaratabilen bir durumdur.


KİMLER AMELİYAT OLABİLİR?

Kulak kepçesinin gelişiminin tamamlanması 6 yaş civarı büyük ölçüde tamamlanır. Kepçe kulak okul döneminde sosyal sorunlara yol açmaya başlar. Bu nedenle 6 yaş hem sağlık açısından hem de psikolojik açıdan uygun bir ameliyat yaş sınırıdır. 6 yaşından büyük hem erkek hem kız çocuklar bu ameliyatı olabilir.

NASIL BİR AMELİYAT?

Yapılan işlemler için genel anesteziye ihtiyaç yoktur. Lokal anestezi ile gayet rahat şekilde bu ameliyat gerçekleştirilmekte. Ancak çocuk hastalarda tabii ki genel anestezi çok daha uygun bir seçenek. Ameliyatta amaç yukarıda belirtilen kıkırdak şekil ve yerleşim bozukluklarını düzeltmek. Kulak arkasından yapılan bir kesi ile kulak kepçesinin kafa ile yaptığı açı azaltılmakta ve belirgin olmayan kıvrımlar belirginleştirilerek kulak orta ve üst bölümü arkaya doğru yatırılmakta. Bu işlemler kıkırdak dokusu çıkarılarak ve sütürler (ipler) ile yapılmakta. Ek olarak kulak memesinde sorun varsa o bölgeye de müdahale edilmekte. Daha sonra kulak arkasındaki kesi bir miktar fazlalık deri çıkarıldıktan sonra dikilerek ameliyat bitirilmekte. Her hastada farklı bölgede ve derecede kepçelik olduğundan bu aşamaların sayısı ve derecesi her hastaya ayrı şekilde yapılmakta. Siz de ayna karşısında kulaklarınızın düzeltilmesini istediğiniz bölgelerini ellerinizle iterek prova yapabilir ve hangi bölgelerin düzeltilmesi gerektiğini görebilirsiniz.

Kesi ve dikiş kulak arkası kıvrımında olduğundan belli belirsiz bir iz oluşmakta, zaten daha sonra oluşan izi görebilmek bile büyük çaba gerektiriyor.

RİSKLER NELERDİR?

Kanama en sık görülen komplikasyonlardandır. Bu nedenle ameliyat sonrası kulak için özel baskılı pansumanlar ve drenler uygulanmaktadır. Kanama dışarı aktığı sürece kulak için bir sorun oluşturmaz. Ancak içerde birikirse bu kulak kıkırdağının canlılığını yitirmesine ve erimesine yol açabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası önerilere uymalı ve pansumanı mutlaka cerrahınıza yaptırmalısınız.

Enfeksiyon da benzer kıkırdak sorunlarına yol açabilir. Rutin olarak antibiyotik tedavisi verilmektedir, düzenli kullanmanız yeterli olacaktır.
Genelde hastaların en çok canını sıkan durum ameliyat bir süre sonra oluşan asimetriler ve kulakların yine açılarak eskisi kadar olmasa da kepçe görüntünün ortaya çıkmasıdır. Çoğu durumda ufak işlemler ile bu sorun düzeltilmektedir. Kıkırdak üzerinden değil daha çok iplerle şekil verilen ameliyatlar bu konuda daha risklidir.

AMELİYAT SONRASI?

Ameliyat sonrası kulaklarınız bandajlı olacak ve bazı durumlarda dikişlerin içinden ince şerit halinde drenler konulacaktır. Bandaj ve drenleri 2. gün çıkarıp daha rahat bir saç bandı-tenisçi bandına geçiş yapıyorsunuz. Yaklaşık 2-3 hafta gece gündüz bu bantla yaşamanızı, daha sonraki ay ise sadece gece bu bandı kullanmanızı öneriyorum. 3. günden sonra banyo da yapabiliyorsunuz.Dikişler 2 hafta sonunda alınacaktır.