Jinekomasti, erkekte kadın şeklinde meme büyümesidir. Genelde ergenlike birlikte ortaya çıkan bu durum ileri yaşta ya da çocuklukta da görülebilmektedir.

Neden?

Aslında erkek ve kadın memesi yapı olarak aynıdır. Zamanla farklı cinsiyetlerde farklı şekillenmesinin sebebi hormon düzeylerinin farklı olmasıdır. Yani, kromozomal olarak cinsiyet ne olursa olsun, kadınlık hormonu (östrojen) düzeyindeki bir artış ya da östrojene meme dokusunun fazla hassasiyeti kadın yönünde meme gelişimine yol açar. Aynı şekilde östrojen azlığı ya da dokuların östrojene yanıtsızlığı da erkek yönünde meme gelişimine neden olur.

Erkeklik hormonu (testosteron) ve östrojen moleküler yapı olarak birbirine çok benzer. Bu nedenle ergenlikte artan testosteron bir miktar östrojene benzer etkiler oluşturur. Yine testosteron vücutta parçalanırken bir kısmı östrojene döner. Diğer bir konu da vücuttaki yağ miktarıdır. Obez kişilerde testosteron yağ dokusunda östrojene dönüşebilmektedir. Ergenlik döneminde dokuların hormonlara yanıtı da artmaktadır. Tüm bu olayların sonucunda, ergenlik döneminde hemen her erkekte bir miktar meme büyümesi olmaktadır. Bazı durumlarda bu büyüme normalden fazla olmakta (jinekomasti) ve istenmeyen bir duruma yol açmaktadır. Ancak her durumda bu büyüme her iki memeyi de etkiler ve simetriktir. Her ne kadar sağlık açısından herhangi bir zararı olmayan bir durum olsa da, psikolojik ve sosyal zorluklar yaratmaktadır.

Ergenlikte ortaya çıkan bu durum çoğunlukla masum bir olaydır ancak ergenlik dönemi hariç diğer yaşlarda ortaya çıkan erkekte meme büyümesi masum bir olay olmayabilir. Özellikle tek taraflı veya asimetrik büyümelerde altta yatan bir sebep aranmalıdır. Fazla hormon salgılanmasına yol açan bir tümör olabileceği gibi hormon ilaçlarının ya da diğer ilaçların (özellikle vücut geliştirmede kullanılan anabolik steroidler) yan etkisi sonucu olabilir. Kronik hastalıklar (siroz vs) da benzer durumlara yol açabilir. Meme kanseri sadece kadınlarda görülen bir durum değildir, özellikle meme büyümesinin kitleye bağlı oluşup oluşmadığı ortaya konmalıdır. Bu tür durumlar jinekomasti olarak adlandırılmaz. Tedavileri de altta yatan sebebe yönelik olmalıdır.

Nasıl?

Jinekomasti’nin tedavisi vücuda oranla meme bölgesinde fazla olan dokunun çıkarılmasıdır. Gerçek jinekomastide bu doku süt bezlerinden oluşmaktadır. Ancak çoğu jinekomastide bu doku süt bezi ve yağ dokusunun karışımıdır. Jinekomasti daha önce de belirtildiği gibi obez kişilerde daha sık görülmektedir. Bu nedenle, hem yağ dağılım bozukluğuna (lipomasti) hem de süz bezi (glandüler) artışına bağlı bir durum ortaya çıkar. Bu dokuların hangisinin daha fazla olduğu yapılacak ameliyatın şeklini, kalacak izi ve iyileşme sürecini değiştirebilir. Genelde bu oran muayene ile tahmin edilebilir, ancak şüpheli durumlarda ameliyat öncesi ultrason tetkiki ile olası kitle ve doku kompozisyonu (yağ mı süt bezi mi) hakkında bilgi edilir.

Gerçek jinekomasti’nin cerrahi dışında bir tedavisi yoktur. Yukarda bahsedilen anormal durumların tedavisi altta yatan sorun neyse (ilaç, tümör, karaciğer hastalığı vs) onun tedavisidir. Bunun dışında tamamen yağlanma bozukluğuna bağlı ortaya çıkan yalancı jinekomasti (lipomasti) kilo verilerek azaltılabilir ancak normal kiloya gelinse bile vücuda oranla meme bölgesi daha yağlı olacaktır. Aynı şekilde sporla da göğüs kasları geliştirilebilir ancak kas üzerindeki süt bezleri spordan etkilenmez.

Ameliyat?

Ameliyata karar verirken memenin son halini alması beklenir. Eğer son 6 ay içerisinde herhangi bir değişiklik fark edilmemişse ameliyat kararı alınabilir.

Yapılacak ameliyatla fazla olan dokular çıkarılır. Bu dokular yağ, süt bezi ve deridir. Çoğu kez bu dokuların hepsinde fazlalık vardır ancak olan hangisinin daha fazla olduğudur.

En önemli nokta deri fazlalığıdır. Eğer meme derisi ileri derecede genişlemiş ve sarkmışsa yapılacak ameliyat kadınlarda uygulanan meme küçültme ameliyatı ile benzerlik gösterir ve izsiz ya da az izli bir ameliyat gerçekleştirmek zorlaşır.

Meme derisinde fazla miktarda bir genişleme ve sarkma yoksa ameliyat sonrası derinin büzüşebileceği düşünülüyorsa izsiz ya da çok az bir izle sonuçlanan ameliyatlar uygulanabilir.

Bu durumda eğer yağ dokusu fazlaysa liposuction en uygun yöntemdir. Liposuction ile fazlalık yağlar ince kanüllerle parçalanarak vakum yardımıyla küçük deliklerden çekilir, herhangi bir iz kalmaz. Liposuction ile alınamayan süt bezleri ise memenin koyu dairesel bölgesinin (areola) alt kısmında yapılacak ufak bir kesiyle alınabilir.

Eğer süt bezi ağırlıklı bir büyüme varsa, yağ dokusu fazlalığı yoksa, yine memenin koyu dairesel bölgesinin altında yapılacak hilal şeklindeki bir kesiden bu dokular çıkarılabilir. Az hatta belli olmayacak bir iz kalacaktır.

Çok ileri derecede yağlanması olmayan durumlarda liposuction lokal anestezi ve sedasyon altında da yapılabilmektedir. Ancak genel anestezi eğer engel bir durum yoksa, her durumda daha uygun bir seçenektir. Ameliyat 1,5 – 2,5 saat arası sürer. En fazla bir gece hastanede yatış gerekir. Bazen drenler konulabilir.

Ameliyat sonrası?

Ağrılı ameliyatlardan biri değildir. Yine de ameliyat sonrası ağrı kesiciler ve antibiyotik kullanılmalıdır. Ameliyat bitimi baskılı bandajlar uygulanır. Yaklaşık 1 hafta kadar bu bandaj çıkarılmaz. Dikişlerin alınması gerekmez, en fazla liposuction için açılan deliklerdeki tek dikişler bir hafta sonra kendiliğinden düşmezse alınır. Daha sonra sıkı atlet şeklinde özel korse kullanılır, deri sarkıklığına göre 2-6 ay arası sıkı giysiler tercih edilmelidir.

2-3 gün sonra sıkı bandaj ve giysilerle normal hayata dönülebilir. Araba kullanılabilir, masa başı iş yapılabilir. Sıkı giysilerin izin verdiği ölçüde fiziksel hareketlerin yapılmasında sakınca yoktur. 15 gün içinde morluklar geçer, şişlikler ise 1-2 ay sürer.

Memelerin son halini alması ameliyat öncesi deri sarkıklığı ve çıkarılan doku miktarına göre değişir. Genelde 2 aydan sonra normal denebilecek hale gelir, bu süre içinde izler de pembeleşmeye başlar. Denize girmek için 1 ay kadar beklemek doğru olacaktır ancak 2-3 ay boyunca güneşten korunmak şarttır.

Riskler?

Anestezi ve genel ameliyat riskleri dışında riskli bir ameliyat olduğu söylenemez. En sık görülen komplikasyon kanamadır. Sıkı bandaj bu konuda riski oldukça azaltır. Enfeksiyon da uygun teknik ve antibiyotiklerle genelde bir sorun oluşturmaz.

Liposuction dışındaki açık ameliyatlarda eğer kesi çok usun tutulursa meme başında dolaşım ve his kaybı meydana gelebilir. Hafif his kayıpları kendiliğinden düzelebilir.

Ameliyat sonrası asimetri ve dalgalanmalar olabilir. Çoğu zamanla düzelebilmekle birlikte küçük lokal müdahaleler gerekebilir.

Açık ameliyatla çıkarılan süt bezleri her ihtimale karşı patolojiye yollanır, şüpheli bir durum varsa ameliyat öncesi doktorunuz sizi bilgilendirir.

Bazı durumlarda izler kalınlaşır ya da renk değişimi olabilir. İleri dönemde skar revizyonu gerekebilir.

Ameliyat öncesi deri fazlalığı ve meme sarkıklığı olan bir hastaya deri alınmasına yönelik bir işlem uygulanmadıysa ameliyat sonrası deri fazlalığı artacaktır. Zamanla özellikle spor, masaj ve sıkı giysiler derinin büzüşmesine yardımcı olacaktır. Ancak 6. aydan sonra herhangi bir değişiklik beklenmediği için meme toparlama tarzında (mastopeksi) ameliyat yapılması gerekir.